Bilindiği üzere, kentsel dönüşümün amacı, şehirlerdeki riskli, eski veya plansız yapılaşmanın yerine, çevreye ve yapı güvenliğine uygun yeni yapılar inşa edilerek, mevcut yaşam alanlarının iyileştirilmesi sürecidir. Bu kapsamda, riskli yapı tespitinin kesinleşmesinin kira sözleşmesine etkilerinin neler olacağı konusu gündeme gelmektedir.
Kiracılar Riskli Yapı Tespiti Yaptırabilir mi?
İlgili Kanun uyarınca, riskli yapı tespiti, yapı malikleri veya onların kanuni temsilcileri ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı veya İdare tarafından yapılabilmektedir.
Bu kapsamda, kiracılar kentsel dönüşüm yasası kapsamında risk tespiti yaptıramaz. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüklerine başvurup, binanın riskli olmasından endişe duyduğunu, taşınmazın fotoğrafları veya diğer delilerle bir dilekçe sunarak belirtebilirler. Bu durumda kanunda belirtildiği şekilde, il müdürlükleri şikâyeti değerlendirir, resen tespit yapar ya da maliklerden yaptırmasını ister.
Kiracılar Yıkım ve Tahliye Kararına İtiraz Edebilir mi?
Risk tespitine ilişkin itiraz yoluna, riskli yapı malikleri ve kanuni temsilcileri başvurabilmektedir. Bunlar dışındaki ayni ve şahsi hak sahipleri ise her ne kadar hak kaybına uğramamaları amacıyla haberdar edilseler de itiraz yoluna başvurma hakkına sahip değillerdir. Bu nedenle kiracılar, ipotek ve rehin hakkına sahip olan kişiler itiraz yoluna başvuramayacaklardır.
Kiracılar Yıkım ve Tahliye Kararına Karşı İptal Davası Açabilir mi?
İdari dava açılabilmesinin koşullarından biri davayı açacak olan kişinin bu davayı açmaya yönelik menfaatinin bulunmasıdır. Bu kapsamda, yapı maliklerinin riskli yapı tespitine karşı iptal davası açmalarında menfaatleri olduğu tartışmasızdır.
Kiracıların ise yıkım ve tahliye kararına karşı, iptal davası açabilmesi, kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, Danıştay ilgili kararında, kiracıların da menfaatlerinin ihlal edilmesi nedeniyle kiracıların, yıkım ve tahliye işlemine karşı iptal davası açabileceğini ifade etmiştir. Bu kapsamda, kiracılar da yıkım ve tahliye kararına karşı iptal davası açabilecektir.
Mevcut Kira Sözleşmesinin Durumu?
Kiralananın risk tespitinin kesinleşmesi halinde imkânsızlık hali gündeme gelecektir. Risk tespitinin kesinleşmesinden sonra kiralananın yıkılması halinde, kiracının artık kiralanan yeri kullanması imkânsız hale gelecektir. Bu yıkım Kanun gereği olacağından kiraya verenin kusurundan da bahsedilemeyecektir. Bu doğrultuda, borcun ifası imkânsızlaştığından, kira sözleşmesinin de sona ereceği savunulabilir.
Peki bu durumda kiracının ne gibi hakları bulunmaktadır?
Kiracı, yeniden imar ve inşa sebebiyle boşaltılan taşınmazı, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkına sahip olacaktır.
Ayrıca, kiracıya, yapının yeniden imar ve inşasının bittiği ve yeni kira bedelinin bir ay içerisinde bildirilmesi gerekmektedir.
Kentsel Dönüşümde Kira Yardımı
Kentsel dönüşüm kapsamında bağlı olduğu bina için yıkım ve tahliye kararı verilmiş kiracılar, kira yardımına başvurabilmektedir. Bu kapsamda, kiracılara, bir defaya mahsus iki aylık kira desteği yapılmaktadır.
Kentsel dönüşüm sürecinde kiracıların hukuki durumu, dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Kiracıların haklarını korumak için bilinçli adımlar atması ve gerektiğinde hukuki destek almaları önemlidir.